BÜRO AÇMAYI DÜŞÜNEN AVUKATLARA 5 ÖNEMLİ TAVSİYE

Büro Açmayı Düşünen Avukatlara 5 Önemli Tavsiye

Kendine ait bir büro açmak neredeyse tüm avukatların hayalidir. Fakat bu hayali gerçekleştirmek, birçok soru işaretini de beraberinde getirir. Bu soruları derleyip sizler için en önemli 5 başlığı mercek altına aldık.

1) Ortaklık vs Tek Başına Büro Açmak

İlk defa büro açacak avukatlar için en önemli konulardan biri, bunu bir ortakla mı yoksa tek başına yapmak mı sorunsalıdır. Bu konuda en mantıklısı güvenebileceğiniz bir ortak ile yola başlamak olacaktır. Tabii burada güven çok önemli bir kıstastır. Unutmamak gerekir ki ortaklarınızın verdiği güven “rezil de eder vezir de”.

Peki neden ortaklık?

  • İlk olarak masraf giderlerine ortak almak, tek iken bu giderlere daha çok bütçe ayırmak yerine paranızı büronuz için daha farklı ve anlamlı yerlerde kullanarak bir adım önde olmanızı sağlar.
  • Diğer bir nokta ise “fikir” ortaklığıdır. “Akıl, akıldan üstündür.” ilkesi ile sorunlara farklı bir perspektif ile bakmanızı sağlar.

Ayrıca kurucu ortaklık işleyişi, davaların artması ve farklı alanda hizmet verme isteğiniz ile ofisinize bu alanda alacağınız avukatların maddi ödemelerinde işe yarayacaktır. Ödemelere olduğu kadar farklı işlere de ortak olmanız, işlerin üstesinden gelmenizin yanında personel alımınızın daha hızlı olması ile büronuzu olduğundan daha kurumsal göstermenizi sağlayacaktır.

2) Sistem

Kurumsal işleyiş geleneği, büronuzun adeta bir imzasıdır. Bu sebeple yönetici olarak büronuzda çalıştırmayı düşündüğünüz avukatların ilgileneceği davaları onların alanlarına göre belirlemeniz, onların da yetkin olduğu alandaki dava ile ilgilenecek olmaları nedeniyle büronuzun başarısını artıracaktır.

Diğer bir önemli sistemsel konu gelir-gider takibidir. Bir kurucu olarak gerek büronun gelir-giderini gerekse de bünyenizde çalışmakta olan personellerinizin ödemelerini iyi analiz ederek bütçe hesaplamanızı yapmanız gerekmektedir. Avukatların şahsi harcamaları ile büro gelir-giderlerini ayırması bu analizi zorlaştırmaktadır. Bu anlamda profesyonel bir tekniğe ihtiyaç duymaktadırlar. Advopass gelir-giderlerinizi, şahsi harcamalarınızdan bağımsız şekilde düzenleyerek büronuzun ekonomisini daha iyi yönetmenizi sağlayacak olan dijital bir takip aracıdır.

Unutmayın: “Avukatlıkta ay var günü besler, gün var ayı besler.”

3) Dijitalleşme

Büronuzun hangi alanlarda hizmet verdiği, bünyesinde çalışan kişilerin özgeçmişi, bulunduğu konumu gibi özellikleri hakkında fikir edinmek size danışmaları açısından ön yol olacaktır. İnsanlar hukuki bir sorun yaşadıkları zaman bakındıkları ilk yer arama motorlarıdır. Karşısına çıkan sonuçlar arasında hukuki metinleriniz onlar için derman niteliğinde olurken büronuzu tanıyıp müvekkiliniz olmalarına vesile olacaktır. Bu yüzden bol bol içerik üreterek bunları dijital mecralarda yayınlamak, hem gelirinizi hem de bilinirliğinizi arttırmanıza yardımcı olacaktır. Reklam yasağının olduğu bu meslekte internetin tüm nimetlerinden yararlanmak en akıllıca yöntemdir.

4) Müvekkil İlişkisi

Avukatlık; müvekkile çözüm satacak kadar ticari, sırdaş olacak kadar sosyal bir meslektir. Bundan dolayı iletişim, avukatlık mesleğinin vazgeçilmez bir öğesidir. İletişim yeteneğiniz ile yalnızca kendinizi değil, hukuk büronuza dair markanızı da temsil ettiğinizi unutmayın.

Müvekkil portföyünün yalnızca hukuk eğitimlerinde değil; sporda, tiyatroda, hiç beklenmedik yerler ve zamanlarda güler yüzünüz, güven veren duruşunuz ile tanınmanızın ardından karşı tarafa kartvizit sunduğunuzda genişlediğini göreceksiniz. Avukat, sosyal ilişkileri ile kendini pazarlayabilen kişidir.

Hukuk alanındaki müşteriyi yani müvekkili, diğer sektördekilerden ayıran şey maddiyat ile aşamayacağı sorunlarıdır. İnsanlarla karşılaştığınızda sizde ilk göreceği şey profesyonel hayatınızdaki başarılar değil iletişim becerinizdir. İletişim becerisi olmayan, olaylara yüzeysel bakan birine derdimizi emanet etmek ne kadar mümkün?

Bu yüzden:

  • Bakış açınız her zaman “müşteri” şeklinde olursa bu karşı tarafa da geçecektir. Onun içinde bulunduğu zor durumu anlayın ve önemseyin. Onların tek çaresi sizsiniz.
  • Telefonlara ışık hızında dönün. Buluşmalarınıza daha erken veya zamanında gitmeye özen gösterin. Dakik olmak ve geç kalma nedenini açıklamak, onları önemsediğinizi hissettirecektir.
  • Büronuza “sosyal iletişim” eğitimleri vermek müvekkil ilişkilerinizi geliştirecektir. Hukuksal başarınızdan önce diliniz, dilinizden önce de beden diliniz konuşur.

5) Bürosal Gelişim

  • Düşük getirisi olan davaları küçümsemeyin. Küçük davalar kariyeriniz için bir zincirdir. Bugün elinize sadece birkaç yüz lira geçirecek dava, işinizi iyi yapmanız sonucunda başkasına tavsiye edilecek büyük bir davaya neden olabilir.
  • Hukuk atölyeleri gibi faaliyetlere büro olarak katılarak hem hukuki haznenizi hem de iş ağınızı genişletebilirsiniz. Ayrıca bu etkinlikler sayesinde alacağınız sertifikaları büronuzda sergilemek, aldığınız eğitimleri pazarlamak için de güzel bir araçtır.
  • “Bir dil bir insandır” ilkesi hukuk alanında da kıymetlidir. Türkiye’de farklı ırktan insanların yaşamasıyla beraber onların hukuki problemleri de düşünüldüğünde, dilin müvekkil ağı için de önemli olduğu görülür.
  • Teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan yeni iş alanlarında yaşanacak hukuki sorunlara fransız kalmak çok da hoş olmayacaktır. İnsanlara sunacağınız çözümleri çeşitlendirmeniz gerekir. Büronuza almayı düşündüğünüz avukatların alanlarına dikkat ederek, kendi web sitenizdeki bloğunuzda kısa bir metinle bahsederek de güncele ayak uydurabilirsiniz.

Eğer bu zorlu yola çıkmaya karar verirseniz, Advopass olarak sizlere destek olmak için tüm var gücümüzle yanınızdayız.